Travesti eşcinsel penguen kitabı dünyada olay yarattı

BBC Türkçe’nin haberine göre, Bu karar ağırlıklı olarak muhafazakâr yapıya sahip ülkede eşcinsel hakları ile ilgili tartışmaları alevlendirdi.

İlgili Haberler ‘İklim değişikliği penguenleri tehdit ediyor’ Nintendo’dan eşcinsel oyun karakterine ret ‘Eşcinsel’ penguenler ayrıldı Devamı için tıklayın İlgili Konular Çevre / İklim, Yaşam Kaldırılan iki kitaptan Tango Makes Three (Tango Üç Yapar) gerçek bir hikâyeye dayanıyor.

Kitapta New York Hayvanat Bahçesi’nde aynı yumurtaya kuluçkaya yatan iki penguenin hikâyesi anlatılıyor.

ABD’de de tartışma yaratan bu kitap, Amerikan kütüphanelerinde raftan çıkarılması için şikâyetlere hedef olan kitaplar arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Singapur’da tepki toplayan ikinci kitap ise The White Swan Express (Beyaz Kuğu Ekspresi).

Kitap, Çin’de evlat edinmeye çalışanları konu alıyor; bu kişiler arasında evli olmayan bir anne ve lezbiyen bir çift bulunuyor.

Kitaplar yerel bir kütüphanenin içerikle ilgili kaygılarını Ulusal Kütüphane Birliği’ne iletmesinin ardından alınan kararla kütüphanelerden kaldırıldı.

BEŞ BİN İMZA TOPLANDI

Ulusal Kütüphane Birliği, çocukların erişimi olan kitaplar söz konusu olduğunda ‘aile kurumunu korumak ve bu travesti konularda daha ihtiyatlı davranmak’ kaygısıyla hareket ettiklerini söylüyor.

Kitapların kütüphanede yerini tekrar alması için şu ana kadar yaklaşık beş bin imza toplandı.

travesti Eşcinsel ilişki Singapur’da yasak. Travesti ve Eşcinsel hakları savunucuları bu yasağın anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle yasal girişim başlattı.

Hükümet ise fiilen uygulanmayacağını vurguladığı yasağın, toplumun genel değerlerini yansıttığı için mevzuata aykırı olmadığını savunuyor.

Geçtiğimiz ay ülkede düzenlenen ‘Pembe Nokta’ eşcinsel onur yürüyüşüne muhafazakâr kesim tepki gösterdi.

O beni travesti gay sanıp tecavüz etti bende onu öldürdüm

Merkez Sarıçam İlçesi’nde 30 Aralık 2013’te devriye gezen jandarma travesti ekipleri, Menekşe Köyü yakınlarındaki ağaçların arasında park halindeki 01 TV 774 plakalı kamyonette 2 çocuk babası Selahattin Orhan’ın cesedini buldu. İnşaat ve dekorasyon işleri yapan Selahattin Orhan’ın Kilis’te çalıştığı, olaydan 10 gün önce Adana’ya döndüğü belirlendi. Ekiplerin yaptığı araştırmada Orhan’ın cinayetten 4 gün önce evden ayrıldığı ve kendisinden bir daha da travesti haber alınamadığı ortaya çıktı.

Adana İl Jandarma Komutanlığı’nın kurduğu özel ekip, Selahattin Orhan’ın otomobil ile geçiş travesti yapabileceği güzergahlardaki mobese ve işyerlerine ait güvenlik kamerası kayıtları toplandı. 200 işyeri güvenlik ve MOBESE kamerasının kaydını inceleyen ekipler, olay günü Orhan’ın yanında bir kişinin olduğunu saptadı. Bu kişinin üzerindeki mont ile olay yerinde bulunan kanlı montun aynı olduğu da belirlenince, cinayeti Murat Fidan’ın işlediği saptandı. Ekipler, Fidan’ı Mersin’in Silifke İlçesi’ndeki Taşucu Limanı’nda bir restoranda garsonluk yaparken istanbul travestileri yakaladı.

’SANIKTAN CİNSEL İSTİSMAR SAVUNMASI’

Adana 4’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde ’kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle yargılanan Murat Fidan savunmasında cinsel istismara uğradığını öne sürdü. Olay günü Selahattin Orhan’la uyuşturucu aldıklarını söyleyen Fidan, olayı şöyle anlattı:

“Arabayla seyir halindeyken daha önce aldığı esrarı bana verdi. Ben de esrarı sigara olarak sardım. Seyir halindeyken esrarı içtik. Daha sonra Selahattin elini bacağıma atarak okşamaya başladı. Ben kızınca şaka olduğunu söyleyerek konuyu geçiştirdi. Birlikte esrar içerek Çukurova Üniversitesi’nin arka taraflarına doğru ilerliyorduk. Ben fazla vaktim olmadığını geri dönmem gerektiğini söylememe rağmen aracı sürmeye devam etti. Ağaçlık alanda travesti durup araçtan inerken tekrar elini bacağıma attı, çekmesini istedim şaka yaptığını söyledi. Bana ’Birazdan sakinleşirsin, yumuşarsın meyve suyunun içerisine hap attım’ dedi. İçtiğim esrar ve meyve suyunun etkisiyle kendimden geçmeye başladım. Bacağımda sıcaklık hissettim, tepki gösterdim ama sonra kendimden geçmişim. Kendime geldiğimde arabanın arka tarafındaydım, Selahattin ve benim pantolonlarım yarıya kadar inik olduğunu gördüm. Arabada bulunan bıçağı alıp olayı nasıl gerçekleştirdiğimi hatırlamıyorum. Kendime geldiğimde arabanın dışındaydım üzerimde kan vardı, Selahattin de arabanın içinde yatıyordu. Sonra oradan uzaklaştım. Aldığım uyuşturucunun etkisiyle ne yaptığımı bilmiyordum.”

Murat Fidan ayrıca, daha önce bir eşcinsel birinin kendisine sarkıntılık ettiğini bununla ilgili ceza aldığını da Selahattin Orhan’a anlattığını bu yüzden kendisini ’gay travesti ’ sanmış olabileceğini savunmasına ekledi. Ölen Selahattin Orhan’ın eşi Hava Orhan eşinin uyuşturucu kullanmadığını öldüğü gün üzerinde 5 bin lira para olduğunu arabayı teslim aldıklarında bu paranın olmadığını söyledi.

Mahkeme heyeti son sözünde pişman olduğunu söyleyen Murat Fidan’ı müebbet hapis cezasına çarptırdı, cezadan travesti ise herhangi bir indirim yapmadı.

Bohçacı geldi hanım Travesti esmeray

Taraf Gazetesi’ndeki köşesinden gazete okuruna aşina olan Esmeray, bu kez bohçasını Ankara’da açıyor. Esmeray, daha önce yazıp oynadığı “Cadının Bohçası” ile kendini tiyatro meraklılarına takdim etmişti. Sanatçı, kişisel anlatılarıyla örülü devam niteliğindeki oyunu “Yırtık Bohça” ile Nefes Bar’da bu akşam sahne alacak. Esmeray’la sahneye çıkmadan birkaç saat önce lafladık.

Önce oyundan bahsedelim biraz… Yırtık Bohça’yı oynamak için Ankara’dasın. Bu oyunu kaç ilde oynadın?

Oyun ikinci yılına giriyor. Bu oyunu daha çok İstanbul’da oynadım. Ankara dışında henüz bir turneye çıkmadım. 2. Pembe Hayat Kuirfest’in açılışında da Ankaralı seyirci ile buluşmuştuk. Yeni sayılır. Travesti Ameliyat süreci biraz engel çıkardı. Ayrıca bu sene ben Viyana’daydım. Turne için fazla bir fırsatımız olmadı.

Viyana’da neler yaptığını biraz anlatır mısın?

Viyana’ya bir tiyatro grubunun projesi kapsamında misafir sanatçı olarak gittim. Beni takip ediyorlarmış. Duymuşlar, çağırdılar. Proje kapsamında çağrıldım. Oyunu orada çıkardık. “In Between”, “Arada” oyunun adı. Oyun, hepimizin hikâyesi, doğaçlama. Oyunun yönetmeni Emel Heinrich, yazarı Barbara Markoviç. Biz anlattık, o yazdı. Yazım süreci de kolektifti. Oyunu ekip halinde çıkardık. Hepimizin emeği var. Oyun henüz Avusturya’da sahnelenmedi. Mart’ta sahnelenecek. Türkiye’de ilk gösterim Ankara Ethos Tiyatro Festivali kapsamında oldu. Ardından Diyarbakır ve İstanbul turneleri oldu.

Medyadaki var oluş hikâyenle ilgili de biraz bilgi verebilir misin? Ne gibi zorluklarla karşılaştın ve ana akım medyada yeterince yer bulabiliyor musun?

Medyada henüz öyle çok ciddi bir ayrımcılığa uğramadım. Özellikle basılı medya bayağı bir destek oldu. Hatta ana akım medya da dâhil olmak üzere televizyon programlarına çıktım. Şu ana kadar ciddi bir ayrımcılığa uğradığımı söyleyemem. Kayda değer bir sorun yaşamadım. Diyarbakır’daki gösterim televizyonlardan ilgi gördü. NTV’de birinci haber olarak verildi. Enver Aysever’in programına katıldım. Hilmi Hacaloğlu’nun ve Hülya Avşar’ın programlarına konuk oldum.

Yazarlık ve sanatçılık yolunda, kendini idare edebilecek kadar gelir sağlayabiliyor musun?

Çok zorlanıyorum. Zor şartlar altında yaşıyorum. Kışın koşullar bir parça daha iyi. Yazın zorlanıyorum. Çok parasız ve işsiz kalıyorum.

Kendi yazıp oynadığın oyunlar dışında ilk örnek “In Between” miydi?

Evet, ilk grup oyunum buydu.

Başka oyunlar için, beraber oynamak üzere başka teklifler alıyor musun?

Avusturya’da oynadığımız proje çok önceden beri gündemimizdeydi. Ne zaman ve nasıl oynayacağımız konusunda biraz belirsizlikler vardı. O aşamada başka bir gruptan, Türkiye’den bir teklif gelmişti. Tam bu teklife eğilmiştim ki, Viyana’dan yeniden çağırdılar. Oraya gitmek zorunda kaldım.

Oyunculukla ilgili ne gibi planların var?

Önümüzdeki sezona dönük iki tane proje üzerinde çalışıyoruz. Biri iki veya üç kişilik bir oyun. Diğeri de yine benim anlatılarımdan oluşan bir proje. “Cadının Bohçası” veya “Yırtık Bohça”nın devamı kıvamında bir oyun olacak.

İki kişilik projede kim var?

O biraz sürpriz olsun. Tam netleşen bir şey değil.

İstanbul’daki tiyatrolar altın çağını yaşıyor diyebilir miyiz?

Geçici bir dönem bence. Büyükşehir tiyatroları daha aktif görünüyor; ama ona da darbe vuracaklar. Tiyatronun tamamen bitirilmesi mümkün değil. Hiçbir dönemde hiçbir diktatör sanatla başa çıkamamış. Ben kötümser değilim.

izmir halkı Travestileri istemiyoruz dedi

İzmir çok ilginç bir gelişmeye imza attı.Travesti leri protesto etmek için esnaflar bu sefer sıra dışı bir gelişmeye sahne oldu.
İzmir çok ilginç bir gelişmeye imza attı.Travestileri protesto etmek için esnaflar bu sefer sıra dışı bir gelişmeye sahne oldu.İzmir’in Karabağlar ilçesinde travesti protestoları çok ilginç gelişmelere neden oldu.İzmir’de yaşanan travesti protestoları gündeme bomba gibi düştü.
İzmir’de, mahallesindeki travestilerden şikayet eden bir kişi, para vererek eyleme getirdiği bir kaç vatandaşla birlikte “mahallede travesti istemiyoruz” eylemi yaptı.Travestilerin şehir dışına çıkarılmalarını ve devlet kontrolünde resmi yoldan çalışmalarını talep eden Öznur, İzmir’in bir çok semtinin geceleri travestilerin işgali altında olduğunu ileri sürdü. Travestilerden şikayet eden 200 esnafın kendisinin hazırladığı dilekçeye imza verdiğini ancak, yaptığı eyleme korktukları ve çekindikleri için gelmediklerini ifade eden Öznur, şöyle konuştu:
“KÜÇÜK ÇOCUKLAR BİLE ORAYA GİDİYOR”
“Esnaf ıstırap çekiyor. Burada korku imparatorluğu var. Bunlar hepsi benim yanımda çalışan insanlar. Ben paralarını verdim bunları bu eyleme yanımda getirdim. Burada gece gündüz fuhuş yapılıyor. Tek başıma geliyorum burayı denetliyorum. Öldürseler beni vazgeçmem. İçim kan ağlıyor. Sarhoşlar ayyaşlar için buradayım onların haklarını savunmak için buradayım. Ben bu manzarayı görünce içim kan ağlıyor. Bu vatandaşlar şehir dışına alınsın, Avrupa standartları kapsamında. Çünkü küçük çocuklar bile oraya gidiyor.Benim oğlum yarın düşebilir imansız gidebilir. Ben bunun feryadını veriyorum.”

Travestilerin son şansı

Son bir şans. Hepsi bu Sibirya avcı istiyor. Beş ay boyunca Karl Gorokhov izlenen antik onun yırtıcı bir ıssız ada genelinde Doğu Sibirya Denizi, slogging günde 18 saat üzerinden buzlu tundralarında. O soğuk ve bitkin, öylesine travesti bir açlık primal o düşürüldü yiyen martılar. Hatta iki kutup ayıları saldırdı kampının çok aç vardı; mideleri, yarık açmak sonra onlar vurularak öldürüldü, boş bulunuyordu. Gorokhov, 46 yaşındaki rüzgar ile-çatlak yanakları ve sıska bir, kırmızımsı sakal, başları beladan geride bıraktığımız her gün dokuz mezar evinin yakınlarında kamp-son dinlenme yerleri, o varsayar, şanssız ruhlar için adaya geldi kaçmak için Sovyet gulag.

Gorokhov zaman tükeniyor. Yaz sonunda kar fırtınaları vardır uluyan genelinde Kotelnyy Ada, 600 kilometre Arctic Circle kuzey ve deep freeze başka kuzey kış tezgahları. Parmaklarını avuç içi ve kaşıntı başlar. Bu “şanslı bir işareti,” Gorokhov daha sonra dedi. Kaşıntı genellikle o zaman grev eşiğinde bulgu ne o arıyor: fildişi kocaman bir mamut.

Shaggy giants dolaştı sırasında kuzey Sibirya’da geç Pleistosen kapalı öldü yaklaşık 10.000 yıl önce, gerçi popülasyonlar üzerinde oyalandı adaları kuzey ve doğusunda, son ölüyor yıl önce bazı 3,700. Bu mamutların’ kocaman verebilecek spiral fazla 13 ayakları vardır reemerging gelen permafrost-körüklüyor ve faydaları insanların bir ticaret Sibirya Arktik dahil olmak üzere yerel Yakutı, Asyatik bir etnik grubu tamamen Türk kökenli bir dil konuşmaktadır. Yaklaşık on yıldır Gorokhov olmuştur tusk-avcılık pioneer, birini keşfetmek dünyanın en soğuk expanses. Şimdi, güvenen onun kaşınan parmakların, o scours tundra o kadar üzerinde gezileri neredeyse bir ucu tusk. “Bazen tusk önünüzde sadece görünen,” diyor, “sanki boyunca size yol gösterecek.”

Sürer Gorokhov neredeyse 24 saat sürekli kazma ayıklamak için tusk gelen çakıllı buz aşağıda. Numune ortaya çıkıyor ki bir ağaç gibi kalın gövde-150 kilo-ve sığ bakir durumdadır. Önce çekme tusk uzakta, Gorokhov fırlatır gümüş küpe o deliğin içine kazılmış, yerel bir teklif olarak ruhları. Eğer o gets antik kalıntı güvenle evlerine gidip almasını dolardan fazla 60,000.

Ticaret mamut fildişi var olmadığını zar zor Gorokhov kuzey Sibirya’da doğdu 1966 yılında, aynı gün, 5 Mayıs gibi, onun adaşı, Karl Marx. O hatırlar olarak gören bir çocuğun çürüyen kıyısında kocaman Yana River, evinin yakınlarında bir balıkçı köyü olan Ust-Yansk. Serbest girişim yasaklandı Sovyetler Birliği, birçok yerli ve kötü şans olarak kabul rahatsız kocaman, bazı inanılan geldi dev molelike yaratıklar yaşadığı derin altında permafrost.

Yine de, antik düzenlenen kocaman Gorokhov içinde kendi yazım. Büyürken Yakutiya, bir kaynak zengini bölge boyutu yaklaşık Hindistan yaşadığı bu bugün az bir milyon kişi ve resmen Yakutistan Cumhuriyeti olarak adlandırılan, diye söylendi Dünya’nın yaratıcı got so cold olan bu bölge üzerinde uçan bir servet bıraktı hazineleri: altın, gümüş, elmas, petrol. Ama travestiler o, bu tür öğretmenler’ gerçek yaşam öyküleri hakkında 17. yüzyılın öncüleri ticareti mamut kocaman çekmekte gecikmedi Gorokhov. Yıllar sonra bulacaktı kitapları kütüphanesi fotoğrafları ile 20. yüzyıl başlarında, kaşifler: sakallı erkekler üzerinde duran Kotelnyy Ada, mamut tarafından gölgede kocaman, teknelerini yığınları ile inleyen fildişi. “Ben hep merak kocaman daha vardı orada,” Gorokhov diyor.

Mahkeme: Travesti ve Trans birey sizi nasıl rahatsız etti?

T.T. adlı seks işçisine “rahatsız etme” suçundan kesilen para cezaları bozulunca, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açıldı.

Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre, Ankara’da yaşayan T.T. adlı Travesti seks işçisine “rahatsız etme” suçundan ötürü birer gün arayla Kabahatlar Kanunu’na göre kesilen para cezası, yargı tarafından iptal edildi. İki ayrı mahkeme, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği, olayın gerçekleştiğinin sabit olmadığı, rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için kararı bozdu. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, iki cezanın da iptal edilmesi üzerine İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Avukat Toköz, dilekçesinde, polislerin trans bireyleri cinsiyet kimliklerinden ötürü sistematik olarak cezalandırdıklarını savundu.

’Rahatsız etmek ne demek?’

Ankara’da seks işçisi olarak çalışan T.T. adlı trans bireye geçen 24 ve 25 Nisan tarihinde polis tarafından iki ayrı para cezası kesildi. Polis, T.T. hakkında Kabahatler Kanunu’nun 37. maddesine göre “rahatsız etme” suçundan işlem yaptı. T.T.’nin avukatı Ahmet Toköz, karara itiraz etti. Ankara 6. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Recep Kınalı, 91 TL’lik para cezasının “mahallede oturduğu belirtilen meçhul kişilerin telefonla ihbar etmesi” üzerine verildiğini kaydederek, “rahatsız etme eyleminin tutanak kapsamında belirtilen eylemle örtüşmediği gibi, olayın gerçekleştiğinin de sabit olmadığı” gerekçesiyle 1 Temmuz’da kararı iptal etti.
T.T.’nin 25 Nisan’da aldığı ikinci para cezası da, Ankara 4. Sulh Ceza Mahkemesi Hakimi Zeka Kayalı’ndan döndü. Hakim Kayalı, 30 Mayıs’ta verdiği kararında, “rahatsız etmek eyleminin ne olduğu konusunda herhangi bir açıklık bulunmadığı ve soyut tespite dayalı para cezası verilemeyeceği” için bu cezayı iptal etti.

‘Sistematik saldırı’

İki cezanın iptal edilmesi üzerine Avukat Ahmet Toköz, İçişleri Bakanlığı aleyhine tazminat davası açtı. Toköz’ün dilekçesinde; polislerin birçok kez yaşanıldığı üzere T.T.’ye cinsel kimliğinin suç olduğu kabulüyle hareket ederek, ceza verdiğini, adeta cinsel kimliğin cezalandırıldığını ve müvekkiline ayrımcılık uygulandığını savundu. Bu ceza uygulandıktan sonra T.T.’nin gözaltına alındığını kaydeden Toköz, “Polis müvekkili haksız olarak durdurmakla kalmamış idari yaptırım kararını uygulamak için polis merkezine götürmüş ve haksız gözaltı işlemi uygulayarak özgürlüğünü de kısıtlamışlardır” dedi. Çankaya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı polislerin sık sık trans bireylere karşı fuhuş yaptıkları iddiasıyla ceza kestiğini hatırlatan Toköz, “kimsenin fuhuş yapma eyleminden ötürü cezalandırılamayacağını” kaydetti. Bu uygulamanın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre özgürlük ve güvenlik hakkı, adil yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağının ihlali anlamına geldiğini vurgulayan Toköz, “Bu memurlar eylemlerini birçok kere tekrarlamıştır. Ülkede özgür bir birey olarak yaşama hakkına sahip olan müvekkil, cinsiyet kimliği, cinsel yönelimi ve cinsiyet ifadesi nedeniyle özgürlüğünün kısıtlandığını ve güvenliğinin kamu gücünü kullananlar tarafından tehlikede olduğunu düşünür ve çözüm üretemez hale gelmiştir” dedi.